[sayit block=”1″ lang=”tr-TR” speed=”1″]

Herkese Merhabalar;

Yeni bir yazı ile yine sizinleyim.. Fakat bu yazı dizisi diğerleri gibi değil.. Çünkü bu yazı dizisinin sonunda yurtdışında bir ülke de günlük üretimi belirli bir tutarın üzerinde olan bir kripto üretim merkezine ziyarete gideceğim 🙂

Bu yazıyı hususiyetle takip etmenizi ve blog sayfamı da sık kullananlara eklemenizi tavsiye ediyorum 🙂

Kripto para hakkında o kadar çok fazla yığınla bilgi var ki, içinden çıkılamayacak hale gelmiş. Bu yazım da o yığın bilgiden sıyrılmış ve mümkün oldukça sadeleşmiş birşekilde dilim döndükçe anlatmaya çalışacağım.

Kripto Para Birimleri Nedir?

Kripto Para Birimi, finansal işlemleri yürütmek için kriptografik işlevleri kullanan internet tabanlı bir değişim aracıdır. Kripto para birimleri, belirli merkeziyet, şeffaflık ve değişmezlik kazanmak için blockchain teknolojisini kullanıyor.

Bir kripto para biriminin en önemli özelliği, herhangi bir merkezi otorite tarafından kontrol edilmemesidir: blok zincirinin merkezi olmayan doğası, kripto para birimlerini teorik olarak bildiğimiz hükümet kontrolü ve müdahalesine karşı bağışıklık haline getirir. Aslında bu hem iyi hem de kötü birşeydir. Yasadışı ürünlerin alışverişine açık bir konudur. İyi birşey olan kısmını ise, hızlı para transferi yapabilme özelliği olarak söyleyebilirim.

Kripto para birimleri, özel ve genel anahtarlar kullanılarak doğrudan iki taraf arasında gönderilebilir, takip edilebilir ve görülebilir. Bu transferler, kullanıcıların geleneksel finans kurumları tarafından tahsil edilen işlem ücretlerden kaçınmasına izin veren minimum işlem ücretleri ile yapılabilir.

Kripto Para Birimleri Nasıl Çalışır?

Çok az insan biliyor, ancak kripto para birimleri başka bir buluşun yan ürünü olarak ortaya çıktı. İlk ve hala en önemli kripto para birimi olan Bitcoin’in mucidi Satoshi Nakamoto, asla bir para birimi icat etmeyi amaçlamıyordu.

2008’in sonlarında Bitcoin açıklamasında Satoshi, “Ağ Protokolleri (Eşler Arası) Elektronik Nakit Sistemi” geliştirdiğini söyledi. Fakat sürecin farklı bir boyuta gitmiş gibi duruyor 🙂 Ya da yasal süreçlerden yırtmak için bu açıklamayı kullandı.

Amacı bir şey icat etmekti; birçok kişi dijital parayı daha önceden yapamamıştı. Aslında tek dijital para yöntemi o dönemler de internet sitelerinin basit kuponları diyebiliriz.

Ağ Protokolü harcamalarını önlemek için paraya benzeyen bir sanal madeni parayı ağlar arası sistem kullanarak transfer edilebilen yeni bir elektronik nakit sistemi olan Bitcoin’in ilk sürümünü 2009 yılında Sourceforge üzerinden duyurdu. .

Bitcoin’i ilk bulan kişi olarak bilenen Satoshi Nakamoto

Satoshi’nin icadının en önemli kısmı, merkezi olmayan bir dijital nakit sistemi kurmanın bir yolunu bulmasıydı. Doksanlı yıllarda, dijital para yaratma konusunda birçok girişimde bulunuldu, ancak hepsi başarısız oldu.

Satoshi Nakamoto, Dustin Trammell isimli kişiye gönderdiği e-postada;

… On yıldan fazla süredir başarısız olan Güvenilir Üçüncü Taraf tabanlı sistemler olan (Digicash, vb.) başarılı olamadılar ve bunun altyapısını hep bir kayıp olarak görüyorlar. Umarım ayrım yapabilirler, ilk defa güvene dayalı olmayan bir sistem denediğimizi biliyorum.

Aslında herşey de öyle.. Bir otoriteye ya da güvene dayalı olmayan aynı zaman da herkese dayalı olan bir altyapı kurulmaya başlanarak bugünki kripto para doğmuş oldu.

Satoshi’nin dijital parayı icat ederken herkesin atladığı eksik bazı parçaları da bulmuş oldu. Nedeni biraz teknik ve karmaşıktır, ancak anlarsanız, kripto para birimleri hakkında çoğu insandan daha fazla şey bilirsiniz.

Yani, ne demek istediğimi biraz kolaylaştırmaya çalışayım:

Dijital parayı transfer edebilmek için normal şartlar altında hesapları, bakiyeleri ve işlemi içeren bir ödeme ağına ihtiyacınız vardır. Bankalar gibi diyebiliriz. Bunu anlamak kolay. Her ödeme ağının çözmesi gereken önemli bir sorun, sözde mükerrer harcamaları önlemektir: bir işletmenin aynı tutarı iki kez harcamasını önlemek. Genellikle bu, bakiyeler hakkında kayıt tutan merkezi bir sunucu tarafından yapılır. Yani bir banka sunucusu bir işlemin mükerrer olarak yapılmasını her daim engelleyebilir. Fakat bu dijital ortamda o yıllarda hala zor ve çözülmesi de hassas bir konuydu.

Merkezi olmayan bir ağda bu sunucunuz yok. Yani bu işi yapmak için ağın her bir varlığına ihtiyacınız var. Ağdaki her protokollerin, gelecekteki işlemlerin geçerli olup olmadığını veya mükerrer harcama girişiminde bulunup bulunmadığını kontrol etmek için tüm işlemleri içeren bir listeye sahip olması gerekir. Konunun çıkış noktasının merkezi kontrol olmayan sistemlerde mükerrer transferlerin ana nokta olduğunu hususiyetle vurgulamak istiyorum.

Ancak bu kayıtlar ve transferler hakkında nasıl fikir birliğine varabilir?

Eğer ağın akranları sadece tek bir küçük işlem hakkında anlaşmazlarsa, her şey bozulur. Mutlak bir fikir birliğine ihtiyaçları var. Genellikle, tekrar, doğru işlem durumunu beyan etmek için merkezi bir yetki alırsınız. Ancak merkezi bir otorite olmadan nasıl işlem ve fikir birliğine varabilirsiniz?

Bu konu Satoshi’den çıkana kadar böyle birşey olabileceğine kimse imkan vermemişti.

Satoshi’nin en büyük yeniliği, tek bir sunucu veya ağ üzerinden değil, sistemin bütün parçası olmayı başaran bütün ağ ve protokolleri sistemin zorunlu parçası haline gelmesini sağlayarak hiçbir otoriteye ihtiyaç duymadan transfer işlemlerinin gerçekleşmesini sağlayan ana omurga sistemini oluşturdu. Tabi o dönemde kendisine yardım eden herkese de Bitcoin hediye gönderdi 🙂

Kripto Para Transferleri Nasıl Oluyor?

Banka hesabınızda bir para var. Mobil şubenizden girip baktığınızdan baktığınızda 1000 TL görüyorsunuz. Bunun 500 TL’sini nakit olarak çektiniz. Artık dijital ortamda da 500 TL gözükecektir. Yani siz bir işlem gerçekleştirerek bir veritabanındaki veriyi değiştirdiniz ve sınırladınız. Kripto para biriminin kendisi 1000 TL’lik sınırdır.

Kripto para birimleri etrafındaki tüm karmaşayı unutup basit bir tanıma indirirseniz, belirli koşulları yerine getirmeden kimsenin değiştiremeyeceği bir veritabanındaki sınırlı girişler olduğunu görürsünüz. Fakat bu veritabanının tek bir merkezde değil, herkeste kayıtlı olduğu için hiçbirşekilde değişmesi de mümkün olmayacaktır ve herkesin kontrolün bir parçasının olacağı bir sistem olacaktır.

Kripto para birimlerinin veritabanlarını yöneten mekanizmaya bir göz atalım. Bitcoin gibi bir kripto para birimi, bir akran ağından oluşur. Her akran, tüm işlemlerin tam geçmişinin ve dolayısıyla her hesabın bakiyesinin bir kaydına sahiptir. Yani her ağ bir banka sunucusu gibi çalışır.

Para transferi işlemi, “Ahmet Ali’ye X Bitcoin verir” diyen ve Ahmet’in özel anahtarı tarafından imzalanan bir dosyadır. Temel ortak anahtar şifrelemesi, özel bir şey değil. İmzalandıktan sonra, ağda bir eşden diğer eşlere gönderilen bir işlem yayınlanır. Bu temel p2p teknolojisidir. Bu teknoloji ile birlikte de para transferleri gerçekleşmiş olur. Mesela 2 LTC (Yaklaşık 590 TL) ile yapılmış bir transferin aşamalarını buraya tıklayarak görebilirsiniz. İşlemin toplam süresi yaklaşık 8 dakika sürmüş.

Tabi bu işlemlerin tamamen her sunucuda kayıtlıymış gibi hareket ettirmesini sağlayan sistem ise, Blockchain sistemidir. Bunu da 2. yazıya bırakalım 🙂

Bir sonraki yazı da görüşmek dileğiyle;

[/sayit]
Yazımı Nasıl Buldunuz Diye Sorabilir Miyim? 🙂
[ Average: 5]

Bu yazıyı okumanız yaklaşık 7 dakika sürecektir.

Yorumlarınızı Varsa, Buradan Buyrun :)

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir