Herkese Merhabalar;

10 Nisan 2020 gecesi yaşadığımız enteresan seviyedeki durumlardan sonra, evinizden dışarı çıkmadan alışveriş nasıl yapılmalı üzerine bir yazı yazmak istedim.

Öncelikle evinin tam karşısında marketi olan birisiyim. Hatta balkonumdan, marketin içerisi dahi gözükmektedir. Fakat corona süreci başladığı andan itibaren daha bir kere bile içeri girmiş değilim.

Gerekçeleri ise; kasiyerler eldiven ve maske takmadan çalışıyorlar. Kullandıkları eldivenler var ise dahi para takası çok fazla oluyor ve kağıt yüzeylerde coronavirüsünün tutunma süresi 5 dakika ile 5 gün arasında değişmektedir. Konu ile alakalı geçen hafta yazdığım yazıyı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Bu süreçte daha bir kere dahi madeni veya kağıt para kullanmış değilim. Cüzdanımda 5 TL’lik banknot dahi bulundurmuyorum. Hoş kendimce aldığım önlemlerin bana coronavirüsün bulaşmayacağı anlamını taşımıyor. Pektabi bulaşabilir. Fakat kendimi ne kadar izole edersem o kadar iyidir düşüncesindeyim.

10 Nisan gecesi genelde sokağa akın edenler, sigara almak için fırlayanlardı. Pek tabi evinde gıda eksiği de olanlar vardı.

Sırasıyla yazarsak;

65 yaş üstü veya engelli olan tanıdığımız bireylere bizler yardım etmek zorundayız. Bursa genelinde bu konuda Bursa Büyükşehir Belediyesinin hakkını yiyemeyiz. Bizzat kendim tanıdığım 5-6 yaşlı büyüğüm ve ihtiyaç sahibi kişiler için belediyeye başvurdum. Bu kişilerin başvuru yapma şansları yok çünkü bizler gibi iyi internet kullanıcısı değiller. Başvuruyu sabah 10-11 gibi yapmıştım ve aynı günün akşamı Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından sıcak yemekleri ulaştırılmaya başlandı.

Sıcak yemek ve sosyal yardım başvurusunu buraya tıklayarak yapabilirsiniz. 

Altını çizerek belirtmek istiyorum. Herhangi bir siyasi reklam yapmanın peşinde değilim ve hiçbir zaman da olmadım. Fakat kimden gelirse gelsin, iyi şeyleri de çekinmeden yazarım.

  • Sigara ve Alkol Meraklıları

Ben sigaramı hiçbir zaman marketten almadım. Maskemi ve eldivenimi kullanarak mümkün olduğu kadar küçük marketleri olan benzin istasyonlarından temassız kartımı kullanarak aldım. Pinpad’e dahi bugüne kadar eldivensiz tuşlamadım. Hoş her içtiğimiz sigara da coronanın kankası.. Aldığım sigarayı kartonla aldım ve kartonu çantama boşalttıktan sonra da kartonu çöpe attım.

Tabi bir de bu tayfa var. Abi siz zaten corona’dan korunmasanız da olur.. Yani 2 gün içmeseniz ölür müsünüz ya..  Diyecek birşey bulamıyorum.

 

  • Marketlerden Alışveriş Yapmak

Yüksekokul okuduğum dönemde, Carrefour’da part-time çalışıyordum. Tabi o dönemde Migros’tan ve diğer şirketlerden de arkadaşlarımız vardı. Yakın zaman da o arkadaşlarımdan biriyle telefonda sohbet ederken, bayram alışverişi dönemi gibi ortalık demişti 🙂

Ben yine de markete gireceğim ve alışverişimi oradan yapacağım diyorsanız, genellikle boş olduğu saatleri bulmaya özen gösterin. Artık marketler eldiven ve maske dağıtır noktaya geldiler. Fakat yine de siz tedarikli olup yanınızda eldiven ve maske götürün.

Yanınızda muhakkak sıvı dezenfektan bulunsun. Dezenfektanlı yada kolonyalı mendille sepetlerinizi muhakkak silin. Bu durum dahi sizi bir nebze koruyacaktır. Tabi en önemlisi de ne olursa olsun çok kısa kalın ve alacağınızı aldıktan sonra oradan ayrılmanın yoluna düşün. Bunun içinde gitmeden önce eksik listenizi bir kağıda yazmanızı tavsiye ediyorum.

  • İnternetten Market Alışverişi Güvenli midir?

Burada kredi kartı yada banka kartı ile alışveriş yapmanın güvenliğinden bahsetmiyorum. Eğer kredi veya banka kartınızla sizin bilginiz dışında bir işlem yapıldıysa, zaten bunu bankaya başvurarak 1 hafta gibi kısa sürede geri alabilirsiniz. Benim en son başıma Avustralya’da bulunan bir internet sitesi benim banka kartımdan aldığı 80,12 dolarlık işlemi geri iadesini bankadan almam zannediyorum 3 gün sürmüştü. Burada ise Türkiye’de ki şirketlerden bahsediyorum. Yani sizin adınıza ve bilginiz dışında işlem yapmaya cesaret etmeyeceklerdir. Tabi siz kendi güvenliğinizi kredi kartınız veya banka kartınıza bir sanal kart oluşturarak sağlayabilirsiniz. Sanal kartınıza yapacağınız işlem kadar tutarı yükleyip alışverişinizi yapmakta riski sıfıra indirecektir. 

İnternet marketlerinde şuna dikkat etmek gerekir. Eğer bir mağazada müşteri ne kadar fazlaysa, o marketlerin ürün sirkülasyonu da o kadar fazladır. Ürün sirkülasyonu fazla olan yerlerde ise bayat ürün pek bulunmaz diyebilirim. 

İnternetten yapılan market alışverişle, sizin markete gidip reyondan seçeceğiniz ürünle arasındaki fark en fazla 1 gündür. Hadi bilemedim olsun 2 gün. Yani demem o ki, sizin markete gitmediğiniz gün depoda duran malın 1 gün sonra reyona çıktığını düşünün. Yani aynı ürün ve SKT’si geçmiş olan bütün ürünler de atık veya iade yapılarak imha edilir. Size gidip bozuk bir ürünü gönderme şansları yoktur.

Genel olarak İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşayan ve bu şehirlerde çalışan bayanlar, online marketlerde sepete ekle kısmını çok fazla kullanırlar. Örneğin; evde hafta içerisinde biten ürünlerini mobil uygulama üzerinden sepete ekle yaparlar ve hafta içinde bütün ihtiyaçları bittikçe sepetlerine eklerler ama satın almazlar. Satın alma işlemini Cuma akşamı geçerler ve Cumartesi günü de siparişleri evlerine gelmiş olur. 

Coronavirüsü döneminde bana göre dikkat etmemiz gereken konuların başında evimize gelen poşetleri de eldivensiz almamak gerekiyor. Eğer deterjan paketi gibi ürün var ise, bunu da bir dezenfektanlı mendille silmek gerekiyor. Poşetlerin içerisinden ürünleri hemen alıp poşeti çöpe atmak gerekiyor. Ürünlerle de aynı saniye çıplak elle dokunmamakta da yarar olduğunu düşünüyorum.

Getir, Migros Sanal Market, Carrefour Sanal Market gibi siteleri kullanmanızı tavsiye ediyorum. Fakat eğer yerelinizde market varsa ve bunların da telefon, web, mobil servisleri varsa yine bunları da kullanabilirsiniz.

Gelelim en önemli konuya.. Bu gibi online alışveriş sistemlerinde fiyatlar değişiyor mu? Ben size direk rakamsal değerini söyleyim. 100 TL’de yaklaşık 8 TL kadar değişiyor. Bazı durumlarda 11’e kadar çıkıyor diyebilirim. Tabi canımız 11 TL’den kıymetli değil, onun için içerisinde bulunduğumuz dönemde de pek buna takılmamak gerekir.

  • Coronavirüsü Döneminde Polisimize Yumruk Atmaya Çalışanlar…

Bu cehalet zirvesindeki insan müsbetteleri için de bir kaç kelam etmek istiyorum.

Biz insanoğlunun kendisinden gelen yaşama ve doğada hayatta kalma kabiliyeti ve yetileri vardır. Fakat bazı kişilerde bu gelişmemiştir, gelişememiştir. Böyle kişileri devletimiz serbest bırakmalı, korona olmalılar.. Arkasından sağlık çalışanları da müdahale de etmemeliler. Gidip polise yumruk atacak kadar küstahlaşabiliyorsa, doktora veya sağlık çalışanlarına karşı haddini aşabiliyorsa kendi yetileriyle ve olmayan yetenekleriyle bir kenarda geberip gidebilirler.

Diyeceklerim bu kadar..
 
Bir sonraki yazı da görüşmek dileğiyle;

 

Yazımı Nasıl Buldunuz Diye Sorabilir Miyim? 🙂
[ Average: 5]

Bu yazıyı okumanız yaklaşık 7 dakika sürecektir.

Yorumlarınızı Varsa, Buradan Buyrun :)

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir